28.09.2008

Felsefi Problemlerimiz Üzerine


Bu yazıyı aşağı yukarı iki ay önce yazmıştım. Yayınlamayı unutmuşum.



Felsefi Problemlerimiz Üzerine

Geçen hafta ilginç bir tartışma oldu. Tartışma Türkiye’nin felsefi problemleri üzerinden başlayarak başörtüsü yasağı konusunda bitti. Bizlerin hakikaten bazı problemleri var. Yanlış anlaşılmasın kimseyi eleştirmek bana düşmez zaten bu konu da yazarların yarısı kadar bilgi sahibi değilim ama Türkiye’nin entelektüel seviyesinin çok çok üstünde olan derin düşünce, ekonomiturk, derinsular gibi platformlar oturup tekrar başörtüsü problemini konuşuyorsa burada bir gariplik var. Bazı konular da nasıl oluyorsa tekrar başa dönüyoruz. Galiba beyinlerimiz de bir çip var ve zaman zaman bizi tekrar başa alıyor.

Benzer şeyleri yaklaşık 2 aydır bulunduğum Amerika’da da yaşıyorum Türk grubu ile birlikte. İki tane çok açık örneğim var; Çalıştığımız yerde çalışanlar arası “talent show” yapıldı. Bu şova aramızdan bir Kürt kökenli arkadaşımız şarkı söylemek üzere katıldı. Arkadaşımız bu şov programın da Türkçe bir şarkı söylemedi. İzlemeye gelen bazı “Türk” arkadaşlar şarkının Türkçe olmadığını duyunca gösteriden ayrıldılar. İşin ilginç yanı şu şarkıyı söyleyen arkadaşımız Kürtçe bir şarkı da söylememişti bu bariz belliydi. Şarkı balkan dillerinden birindendi. Arkadaşımız jüriye Türkçe, Kürtçe birkaç şarkı söylemiş ama jüri balkan dillerinde olanı beğenmişti. O da bu şarkıyı söylemek zorunda kalmıştı. Tabi diğer arkadaşlara bu gerçeği anlatmak zordu çünkü daha önce bahsettiğim çip devreye girmişti ve mantık devre dışı kalmıştı.

İkinci örnek yine Amerika’dan oda arkadaşım Kırgızistanlı. Bir gün bana geldi ve dedi ki; Senin arkadaşların bana “Where are you from?” diye soruyorlar. “Kyrgyzstan” deyince yüzleri değişiyor.(İngilizce söylenişi kurdistana benziyor.) Sonra “Kırgızistan“deyince anlıyorlar ve “kardeşim” diyorlar bana dedi.

Yani anlayacağınız çip sürekli devre de ve sanıyorum bu çipi çıkartma ya da yok etme imkanı yok.

Burada Amerika’da 25 kişi civarındayız. 25 kişi arasında Ülkücü, Nurcu, Kürtçü, Dinsiz, Komünist ve herhangi bir şeyi takmayanlardan oluşan bir grubuz. Eğer burada bile bu kadar farklı fikirlerdeysek nasıl bir ortak nokta da buluşacağız? Ya bir grubun diğer gruplar üzerinde tahakküm kurmasını bekleyeceğiz ya da herkesin bir şekilde birlikte yaşayacağı bir ortam hazırlamamız gerekiyor.

Karşılaştırmak için değil ama Amerika’da ben şuan amacı Hıristiyanlık değerlerini normal hayata uyarlamak olan bir yerde çalışıyorum. Adamlar Yahudi, Müslüman, dinsiz ayırmadan çalıştırıyorlar hatta İngilizce bilmeseniz bile illa değerlendirecek bir yer buluyorlar. Bizde başörtüsünü geçtim geçenler de ben bıyıklı adam çalıştırmam diyenler vardı.

Evet, felsefi problemlerimiz var ama nasıl çözeceğiz bu problemleri belli değil ve bu problemleri çözmek hiç kolay değil. Hoşgörülü olmak, farklılıkları hazmedebilmek belki çözüm de yardımcı olabilir ama sanırım beynimizde ki çipi aldırmadan çok zor.

Mehmet Akif Memmi

0 yorum: