12 12 2008

AVM’LERDE TÜRKİYE AMERİKAYI YAKALAYABİLECEK Mİ?

Amerika’daki alışveriş merkezlerinde kiralar yerlerde sürünüyor. Buradaki alışveriş merkezlerinde kiralar Türkiye'dekilere göre oldukça uygun seviyelerde. Mesela; orta seviyede bir alışveriş merkezinde orta büyüklükte bir dükkânın aylık kirası burada 3000 dolar ise Türkiye'de 4000 5000 dolar seviyelerinden başlıyor.

Son günlerde haberlerde oldukça sık duyduğumuz avm'lerdeki kiracıların isyanları aslında haklı seviyelerde. Fakat girerlerken o kiraları kabul edipte girmeleri de enteresan bir olgu. Demek ki kazanıyorlar ki o kadar mali yüke dayanıp kazanç sağlayabiliyorlar. Şu ana kadar neredeyse İstanbul'daki bütün avm'lerden kiracı isyanı haberleri geldi fakat Avrupa'nın en büyük avm'si olan cevahir den henüz böyle bir isyan haberi gelmedi. Hatta geçen gün cevahir avm pazarlama müdürü Yusuf beyle olan görüşmemizde kendisi avm girişlerinin geçen senenin bu ayına göre yüzde 17 daha fazla olduğunu söyledi. Cirolarda ise fazla bir gerileme olmamış. Makul seviyelerde seyrediyorlar, en azından kiralarını ödeyebiliyorlarmış.

Türkiye - Amerika avm kiralarında neden bu kadar fark oldun anlamak zor olmasa gerek. Türkiye’de henüz avm kültürü oturmamış. Son 2 seneye kadar avm dediğimiz yerler lüks markaların olduğu zengin kesimin alışveriş yapabildiği parmakla sayılabilecek sayıda yerlerdi. Fakat son yıllarda olan avm patlamasıyla sektörün nereye gideceğini kimse kestiremiyor.

Artık orta - alt kesimi de avm'lerde görmeye başladık. Bunlar genelde orta sınıf markalardan alışveriş yaparlar ya da hiç bir şey almazlar sadece yemek yerler. O yüzden avm'lerin en kalabalık bölümleri yemek katlarıdır. Özellikle kampanya yapan (1 menü alana 2. si bedava gibi) Mcdonalds gibi yerlerde günün hangi saati giderseniz gidin 5 dakika sıra beklemeden yemeğinizi almanız çok zor. Adı "fast food” olmasına rağmen talep yoğunluğundan kendisi “fast” olamıyor.

Yemek katlarında ise kiralar uçuk seviyelerde dolaşıyor. Görünen o ki ekonomik durgunluktan en az etkilenen sektörlerden biri de perakende gıda sektörü. Demek ki bizim milletimiz boğazı için para harcamaktan çekinmiyor.

Ayrıca buradaki avm'lerin mimarisi de çok daha sade Türkiye'dekilere göre. Genelde Amerika'dakiler 2 katlı olur. Tek katlıları da bir hayli yaygındır. Fakat 3 ve üzeri katlı avm bulmak gerçekten zor. Türkiye’de ise en küçük, sade dediğimiz avm ler 4 kattan başlıyorlar. Bunun sebebini bilmiyorum fakat burada 30 40 sene önce yapılmış eskimi eski yüzlerce avm var. Yeni avm bulmak için baya yol gidebilirsiniz. Ayrıca herhangi bir yerleşim merkezindeyseniz size en uzak avm en fazla 5 km ötededir. Yani biz yurdumuzu demir ağlarla örmüşüz zamanında 4 baştan, Amerikalılar ise otobanlarla ve alışveriş merkezleriyle örmüşler.

Türkiye’de son günlerde boşalan avm dükkânları ise yeni kiracılarını bekliyorlar. Fakat bu kiralarla oraların dolması zor gibi görünüyor. En hızlı şekilde avm kiracıları ve yöneticileri uzlaşmaya varıp kiraları makul seviyelere çekmeleri gerekiyor.

Talha İmamoğlu

2 yorum:

M.Akif dedi ki...

Ekonomik durgunluklar sırasında en son insanlar gıda harcamalarını azaltırlar bunu bir yerlerde okumuştum da şimdi hatırlamıyorum belki diğer harcamalara (ev,araba,elektronik gibi) göre ucuz olması ile ilgili olabilir.

Türkiye'deki AVM'ler daha çok günün tamamını geçirmek üzere planlanmıi ben pek Amerika'da bu şekilde göremedim. Tabi bu tamamen kendi gözlemim. Türkiye'de eskiden gittiğimiz tam gün süren pikniklerin yerini AVM ziyaretleri aldı gibi. Gidip biraz kendinize kıyafet bakıyorsunuz sonra sinemaya giriyorsunuz ardından yemek yiyorsunuz biraz elektronik eşyalara baktıktan sonra kahvenizi içip evinize dönüyorsunuz. Pazar günü bu şekilde bitmiş oluyor. Belki amerika ile fark buradan çıkıyor.

eline sağlık talha...

talla dedi ki...

senin tespitlerin de çok güzel hak dostu nerede okuduğunu hatırlarsan çalışmalarımda kullanabilirim.