18 01 2009

Düzgün Adama Mektuplar -5-

Merhaba, Düzgün Adam…

Bugün ölesiye mutluyum. Bu öyle bir mutluluk ki, sevda, kucağımda bir bebek gibi mışıl mışıl uyuyor. Ben ise gonca gibi açan mutluluğumu seyrediyorum. Savaş çocuklarının gözyaşlarını dindiren küçük hediyeler almış gibiyim. Leyla’sına kavuşma arzusuyla çöle düşmüş ve acısından zevk alan mecnun gibiyim. Kızgın ateşlerle yanarken elleri, yine de Allah yolundan dönmeyen, kalbindeki huzur ve imanla şehit olmuş bir sahabe kadar mutluyum. Begonyaları izleyip renklerinin güzelliğini iştahla anlatan çocuğun hasta annesinin yüzündeki tebessüm kadar mutluyum.

Bir haykırış yükseldi birdenbire yan koğuştan. Önünü alamayacağımız bir çığ gibi yükseldi nameleri, sesi; firavunları tahtından salladı. Ezgi…

Mr.Frauber’in yardımcısını yakasından yakalayarak öteye doğru savurdu. “Bana bak, bir daha özgürlük savaşçılarıyla dalga geçersen senin o sivri dilini keserim” dedi, yan koğuşa yeni gelen adam. O an içimdeki fırtınaların dalga dalga yayıldığını hissettim. Nasılda hoşuma gitmişti. Yüzünden şeytanın şarabı akan bu nasipsizin hakkını verdiler işte!

Mr.Frauber olayları öğrendiği zaman hiddeti fazla olacak. En iyisi O, olayları öğrenmeden Joseph ve ben bir süre ortalardan kaybolmalıyız. Hücremde bir kapı var. Henüz hiç açmadığım bir kapı. Oraya saklanabilirim. Fakat ben hiçbir şey yapmadım. Niye korkuyorum ki? Peki ya Joseph? Ya Mr.Frauber benim de günde binlerce defa, yan koğuştaki adamın yaptığı gibi suratsızı yerden yere vurmayı aklımdan geçirdiğimi anlarsa!

Dua et bana sevgili dostum. Mr.Frauber’in ruhsuz yardımcısı, çocukların acımasızca katledildikleri, hayallerinin ellerinden alındığı okul önlüklerinin kan lekesiyle boyandığı, hasret ülkelerde hakkı hakim kılmak için savaşan, bu yolda canlarını ve mallarını gözlerini kırpmadan harcayan insanları küçümsediği için oldu bütün bunlar.

Düzgün adam, biliyorum ben böyle şeyleri düşünmez ve bu gibi konulara önem vermezdim. Fakat düşüncelerimin bu kadar değişmesinin ve Joseph’ in hastalığının giderek artmasının tek sebebi, günler önce Mr.Frauber’in hücreme bıraktığı kitaptır. Yeşil kitap. İçinde doyumsuz bir sevgi var. Sanki dünyanın bütün kömür madenlerini yaksalar, böyle bir ateş ile tutuşturamazlar aşkın fitilini. Her sayfasından rayiha yayılıyor koğuşa.

Havva bile kıskanacak bu sevgiyi. Onun zahiri aşkından ziyade, incinin zahmetine katlanıp onu bulmanın sevinci gibi, yeşil kitabın anlatıları beni benden alıyor. Bu kapı, sonu gelmez bir sevdaya açılıyor. Sanki bir ezgi var bu kitapta.

Ezgi, düzgün adam. Bir bakışın içinde saklı olan fırtınalar, med-cezirin etkisiyle sahilde ıslanan ayaklarım, fi tarihinden beridir anlatamadığım bütün sahtekârlıklar, sahilde dolaşırken ayağıma batan aşklar, hepsi bu ezginin içinde. Ezgiyi dinliyorum ve nameleri ruh dünyamı tamamlıyor adeta, başka bir âlemde sen, ben ve Joseph cennete az kala “dönüyoruz” aşk ile tıpkı güneş gibi, ay gibi… Ezgiye yakalanıyor bütün inananlar, inananların yoluna döşenmiş aşk mayınları birer birer patlıyor. Ah âşık seni…

Düzgün adam, artık, hazan mevsiminde yere düşen solmuş bir yaprağın hizmetinin bitmediğini, toprağa geri dönerek bir sonraki bahara bir meyve olacağını bilerek yaşıyorum. Demek ki ölümüm de beni bir sonraki bahara meyve edecek. Demek ki ağaçtayken ne kadar titresem de, üşüsem de, varlık elinde serzenişten kurtularak baharın gelmesini beklemem ve yeşilimden dünyaya verdiğim huzuru, katrelerin gözlerimden süzülüşüyle anlatmam gerekiyormuş.

Düzgün adam bu nasıl bir nimettir ki, keşke yemeklerimin hiç birinde tuz olmasaydı da bu kitapla daha önce tanışsaydım. Yazarının eksiksiz cümlelerinden ve kalemdarının vahyi sunuşunun etkisinde daha önce kalsaydım.

DÜZGÜN ADAM, VAKTİ SABA İLE AĞARIYORKEN TAN YELİ. ESMELİ RÜZGÂR! DELİCESİNE ESMELİ. RAHMAN’A AÇILIRKEN ELLERİ, DUA İLE GÖKYÜZÜ İNLEMELİ! AĞLIYORUM SONBAHARIN SESSİZLİĞİNDE, HAYDİ GELİN, YİYİN ETLERİMİ, KORKMUYORUM SİZDEN, MEZAR BÖCEKLERİ…

Sevgilerimle, Gün AHKAR.

Sefa ŞENGÜL…

1 yorum:

talla dedi ki...

sefacım yazılarını büyük bir ilgiyle takip ediyoruz çok güzel bir yazı dizisi, daha sık yazmanı ve devamının gelmesini diliyoruz. ellerine ruhuna kalbine sağlık kardeşim..