05 11 2009

Genç Siviller ve Taraf

Pazartesi akşamı duyurusunu friendfeed'e eklediğim bir yürüyüş vardı. Genç Sivillerin düzenlediği yürüyüş oldukça renkliydi. Cuntaya hayır pankartları ve renkli ışıklar veren ışıldaklar soğuk havayı ısıtıyordu. Tabii bir de sloganlar…

500 kişi katılmış yürüyüşe toplam. Bence havanın soğuk olmasının, yürüyüşün hafta içi olmasının ve önceki yürüyüşler kadar haberi çıkmamasının payı var bunda. Babam en az bunun on katı kadardı daha önceki yürüyüş dedi.

Daha önce darbelere muhalif, orduyu eleştiren yürüyüşlerin olmadığını düşünürsek güzel, en azından fena değil. Ancak bir de her gün yeni bir belgenin çıktığını birilerinin hala uslanmayıp darbe peşinde, milleti fişleme peşinde koştuğunu gözönüne alırsak oldukça kötü bir durum.

Yürüyüşün ertesi günü genç sivilleri ziyaret ettim ve sağolsun Serdar Kaya hoca sayesinde Genç Sivillerin lideri Turgay Oğur ile de tanışma imkanı buldum.

Bunları niçin anlattığıma gelince... Kamuoyunda Genç Sivillerin bir yerlerden destek aldığı, fonlandığı inancı hâkim. Haydi, Kemalist kesimi geçtim ancak bu düşünce birçok muhafazakârda da var. Kiralarını çok zor ödediklerini friendfeed sayfalarından takip edebilirsiniz. Bunu yerlerinde bizzat kendim de müşahede ettim.

Bir kesim de Genç sivilleri F. Gülen Cemaati'nin desteklediğinden bahsediyor. Orada gerekli işlerle uğraşan arkadaşımızın cemaate karşı tepkisini dinleseniz kanaatiniz eminim çok değişirdi. Sadece haberlerde yer vermekten başka hiçbir faydaları yokmuş. Eğer biraz destek verecek olsalar yürüyüşe 500 kişi mi gelirdi? Aslında asıl onları kıran, motivasyonlarını bozan olay katılımın yeterli seviyeye ulaşmaması.

Bakın Gülay Göktürk ne diyor Bugün'deki köşesinde bunun için;

"Genelkurmay Başkanı susuyor. Zırt pırt ordu komutanlarını arkasına sıralayıp millete fırça atmayı; postmodernizm, Weber, Huntington hakkında ahkam kesmeyi pek seven Başbuğ, tam da konuşması gereken zamanda suspus olmuş bekliyor. Boynunun borcu olan açıklamaları yapmadığı gibi işleri de yapmıyor. Cuntacıların bir tanesi bile açığa alınmıyor. Mahkemeye çağırılan zanlılar ifadeye gitmiyor.

Halk susuyor. Yeri göğü birbirine katması gereken halk, pasif bir izleyici konumunu benimsemiş, sanki ateşe atılan kendi geleceği değilmiş; işlenen suç kendisine karşı işlenmemiş gibi olan biteni seyrediyor. Taksim'de yapılan darbe aleyhtarı gösteriye sadece 500 kişi katılıyor!"

Biraz daha demokrat, biraz daha özgür bir ülke istiyorsak ya da en azından yaşıtlarım hatırlayacaktır 28 Şubat günlerini hatta e-muhtıra günlerindeki tedirginliği bir kez daha yaşamak istemiyorsak biraz hareket edelim. Çok zor değil bir yürüyüşe veya organizasyona katılmak. Bugün 27 Mayıs'ta başbakan asılmış kimse sokağa çıkmamış demek kolay. Sizin içinde mi aynı şey söylensin ileride? Saçma sapan facebook grupları yüz binlerce üye topluyor belki gruplarına bir bakıp üye olabilirsiniz, kalabalık gözükür.

Buradan Taraf Gazetesine geçeceğim. Taraf maddi açıdan yine zor duruma düşmüş. Sebebi reklamların azlığı, tirajın yeterli olmaması. Eğer biraz Türkiye'de bazı şeyler değiştiyse bunda Taraf'ın katkısı büyüktür ve şimdiye kadar ortaya çıkardığı haber ve belgelerle uzun bir süre satın alınmayı, desteklenmeyi hakediyor.

Bu arada Taraf'ın yazarları maaş almıyorlar. Elimizden Taraf'a reklam vermek gelmeyebilir ancak arada alsak güzel olur. Eğer Taraf'a bir şey olursa o boşluk bir daha Türkiye şartlarında dolmayabilir ve çok arayabiliriz. Bir de destek olmadığımız zaman aslında direkt Taraf'a düşman olanların yanında oluyoruz. Taraf'a karşı olanların kimlerle beraber olduğunu biraz düşünmek yeterli sanırım.

Hiçbir şey için bedel ödemeyenler önlerine konulana razı olmak zorundadırlar. En azından kendinizi, vicdanınızı ufak şeyler yaparak rahatlatabilirsiniz.

4 yorum:

Ömer dedi ki...

M. Akif kardeşimin inandığı değerler için çabalayışını her zaman takdir ederim. Kısa ve öz yazısını değerlendirmeden önce yazıyı dil ve imla yönünden inceleyen arkadaşı buradan kınamak istiyorum. Bu ne biçim Türkçe kardeşim, insan biraz dikkat eder yahu! Şaka yapıyorum o da değerli bir arkadaşımız... Böyle muzip bir giriş yaptım çünkü çok da hoşa gitmeyecek şeyler söyleyebilirim. Sempati kazanmaya çalışıyorum anlayacağınız.
Elbette Genç Sivillerin darbe karşıtı eylemlerini takdirle karşılamak gerekir ve aslında hepsi yada en azından oradaki beşyüz kişi, samimiyetle inandıkları bir teklikeye karşı açıkça cephe alarak cesurca davranmışlardır. Ancak duruma, eyleme tarihsel bir perspektiften bakınca benim aklıma nedense o "28 Şubat süreci" ismiyle müsemma dönem geliyor. Hani o dönem kamuoyunda şeriat geliyor diye bir hassasiyet uyanmıştı da insanlar benzeri tepkiler göstermişlerdi. Hatta o dönemde de benim gibi bir kaç sivri çıkıp "yahu bir ara komünizm geiyor diye de bir dönem yüreğimiz ağzımızda gezmiştik ama gelen giden olmadı. Yine öyle olmasın" demişti de alkışlayan da olmuştu yuhalayan da. Elbette o zamanlar şeriat gerçekten de yola çıkmış da sonradan vazgeçmiş olabilir ama en azından bunun söylenti olabileceği ihtimali yada bir takım insanlarda gerçekten böyle bir niyet varsa da gerçekleştirilmesinin zor olduğu akla gelmişti. Şimdi bende diyorum ki nereden biliyoruz bunun söylenti olmadığını yada hiç düşündük mü darbe gerçekten mümkün mü? Elbette biz işi şimdiden sıkı tutalım, olmadan, olacakmış gibi tedbirmizi alalım ancak bir yandan bunu da düşünelim: Şimdi gündem gerçekten darbe mi? Değilse ne?
Taraf konusunda da bir iki söz söylemek isterim: Gerçekten yazarın bahsettiği gibi başarılı bir künyeye sahip olabilir ve bunu yeterli görüp destek verebilirsiniz. Ancak bence yaptığı isminden de anlaşılacağı gibi belli bir 'taraf'ı bir yere toplayıp davasını dile getirmekten başka bir şey değil. Kurulduğu günden beri duruşuyla, dışarıdan bakan insanda taraf olduğu kesime fazla bir sempati uyandıramadığını düşünüyorum. Gönül daha ikna edici bir tavır benimsemiş olmasını dilerdi... Ancak yazarın, memleketi 'Taraf' ve karşısındakiler diye ikiye ayırması ve o karşısındakilere ima ile isnat ettiği suçlamalarda da görülebilen anlayış, tarafsızların önemli bir kısmını, Taraf'a ve onun savunduğu özünde güzel ve yararlı olabilecek değerlere yabancılaştırdı.
Taraf'ın maddi anlamda desteklenmesine gelince; elbette bunun önerilmesine de uygulanmasına da kimsenin itirazı olamaz. Ancak benim tavsiyem doğal olarak varlığını sürdüremeyen, özel ilgi ve ihtimam gerektiren bir yapının hayrına güvenmemenizdir... Teşekkür ederim.

AGA dedi ki...

Akif'in son bölümde belirttiği TARAF ı destekleme konusunda yürekten katılıyorum. TARAF gazetesi bağımsız bir tavır takınan ve buna rağmen hiç bir siyasi partiye, yahut harekete yaranmak gibi bir kaygısı olmaması çok önemli.

M.Akif dedi ki...

Güzel bir yorum yapmış güzel ömer hem söylemek istediklerini söylemiş hem de kırıp dökmemiş sağolsun.

Olaya tarihsel perspektif deyip 28 Şubat sürecini örnek vermen aslında çok harika olmuş ben de sözlerime bununla başlamak istiyorum. Bugün elimizde sarıkız, ayışığı gibi darbe planları var. Bunlara bir bakalım bir de albay dursun çiçek'in "Akp'yi ve Gülen'i bitirme planı"na bakalım eğer herhangi bir askeri müdahale havası olduğuna inanmazsan ben bu yazıyı tb'den kaldıracağım :)

Kısacası 28 Şubatı gördüğüm için e-muhtırayı gördüğüm için ve öncekileri de okuduğum için ben bugün uyanık olalım diyorum. Yoksa darbe ya da müdahale olduktan sonra yaa hakikaten adamlar ciddiymiş demenin kimseye faydası yok.

Gelelim Taraf konusunda sözlerime. Aslında burada değerlendirmen son derece yerinde. Ben istediğim bağlantıyı kuramamışım. Amacım bugün Taraf'dan nefret eden ekiplerin kimlerle dost olduğunu söylemek ve destek olunmadığı durumlarda aslında kimlerin ekmeğine yağ sürüldüğünü belirtmekti. Yine de bu eleştiri yerinde teşekkür ederim.

Taşıma su ile değirmen dönmeyeceği bir gerçektir. Fakat elimizdeki değerin kıymetini bilmezsek yarın öbür gün çok ararız.

Sıkılmadan gecenin bir vakti yazımı düzelttiğin ve yorum yazdığın için teşekkür ederim.

talha dedi ki...

Darbe olmayacak diye bir kaide yok her an olabilir burası türkiye sadece olma riski eskiye göre daha azaldı çok şükür.

Bunun içinde gerektiği yerde tarafı desteklemek çözümlerden sadece biri. yürüyüşlere katılabiliri çevremizle paylaşabiliriz.