16 12 2009

Nihayet DTP Kapatıldı



Bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemesi DTP’yi bir daha açılmamak üzere kapattı. 37 partiliye 5 sene siyaset yasağı getirildi. Daha önce pek çok kez olduğu gibi Anayasa Mahkemesi yine ülkemizin önemli bir problemini güzel bir zamanlama ile “hal” etti.

Devletin üniter yapısının tehlikeye girdiği bugünlerde bu karar anayasa mahkemesinin ne kadar sarsılmaz bir vatan savunma azmi olduğunu göstererek yüreklere su serpti. Mahkemenin kararlılığının silahlı kuvvetlerce de gösterilmesi durumunda bu terör odaklarının kökünün tamamen kazınacağına kuşkusu olanlara bu kararın sağlayacağı avantajları sırasıyla şöyle hatırlatmak isterim.

Öncelikle Mahkeme tam da devletin yenilgiyi kabul etmiş gibi göründüğü şu günlerde güçlü bir irade sergileyerek bölücü faaliyetlere kesinlikle müsaade etmeyeceğini göstermiş oldu. Şimdiye kadar siyasi faaliyetlerden bir sonuç çıkmadığını bundan sonra da çıkmayacağını gören Kürt hareketi siyasi mücadeleyi büyük ihtimalle bırakacaktır. Gerçi siyasi hareketin zayıflamasıyla PKK’nın faaliyetlerinin artacağı doğrudur ama en azından artık bu terör odakları devletin çatısı altında, devletten maaş alarak, devlet ekonomisine yük oluşturarak ihanetlerine devam edemeyeceklerdir.

37 partiliye verilen siyasi yasak herhalde DTP’ ye vurulabilecek en ağır darbe olması bakımından ikinci en önemli hamledir. Dikkat edilirse bu 37 kişi parti içinde önder konumunda bulunmaktadırlar ve bunların siyasi sahneden çekilmesi hareketin belini önemli ölçüde bükecektir. Gerçi devlet eliyle Ahmet Türk gibi hareketin tartışmasız en ılımlı isimlerinden birinin yeniden şekillenmesi muhtemel siyasi oluşumun dışında bırakılması ve meydanın daha radikal kimselere bırakılması ciddi bir hata olarak değerlendirilebilir. Ancak bu radikal kesimlerin en ılımlımız bile bu sahnede duramadıysa demek bizim daha da ılımlılaşmamız hatta Türk milliyetçiliği çizgisine gelmemiz gerekir diye bir sonuca varması da kuvvetle muhtemeldir.

Bunlardan başka bu karar açılım sürecinde sinirleri gerilen milletimizin biraz olsun yatışmasını sağlaması bakımından da işlevseldir. Bugüne kadar DTP’nin öne sürdüğü taleplerin yerine getirilmesi durumunda ikinci sınıf vatandaş durumuna düşeceğinden ciddi biçimde kaygılanmaya başlayan milletimizin devlete yabancılaşmasının önüne son anda geçilmiştir. Gerçi şimdi ki durumda Kürt nüfusun da kendi sesinin mecliste susturulduğunu düşünerek devlete yabancılaşacağı iddia edilebilir. Ancak mecliste halen belli bir Kürt temsili sağlayan bir partinin hem de iktidarda bulunduğu unutulmamalıdır. Kendilerine diğer iki partide (CHP ve MHP) de temsil imkânı sağlamak görevi yine Kürt vatandaşlarımıza düşmektedir.

Kısacası vatana millete faydasının tartışılması abesle iştigal olan bu karar biraz daha geç kalsa Allah muhafaza ulus-devletin erdemleri tartışma konusu haline gelecek, DTP örgütlenmesini tamamlayarak iktidar ortağı konumuna yükselecek ve milletimizin kendi devletindeki konumu tehlikeye girecekti. Bu kararla birlikte bundan böyle kimse dağa çıkmayı göze alamayacak daha da önemlisi demokratik haklar adı altında bir takım ayrıcalıklar da talep edemeyecektir. Bu vatansever kararı hararetle alkışlıyorum.


Ö. Güngörmüş

1 yorum:

Sefa ŞENGÜL dedi ki...

kürtlerin mhp de kendine yer araması mı? ona çok güldüm işte..